10 Haziran 2026 Çarşamba




Görümcelere verebileceğim tek torun:) 







                                                            KİM HAKLI?
    
        Bundan üç yıl önce ben histerektomi ameliyatı olacağım. Eşim gıcığım İkram beye dedim ki:

     “Kimseye bir şey söyleme, ben ayaklandıktan sonra söyleriz. İnsanları boşuna tedirgin etmeyelim.” İşin aslı ise ben 45 yaşımdayken bile görümcelerim aklı sıra beni kafakola alıp çocuk yaptırtacaklar:

     “Ay Calimero, yap işte daha yaşın da genç sayılır, belki oğlun olur. Sülalemizin soyu yürüsün.” Diğeri  daha da ileri gidiyor:

     “Sakarya’da bir doktor varmış, isteyene kız isteyene erkek çocuk yaptırıyormuş. Adını öğrendim ben sana.” Bunu derken de kargacık burgacık yarı silinmiş bir kağıt veriyor elime.

     “Abla ben tansiyon hastasıyım. Şimdi bir de romatizma çıktı başıma. Bir dünya ilaç kullanıyorum. İkram bey desen kimi karaciğer kimi akciğer tekliyor, o da bir çuval ilaç kullanıyor. Bizim yapacağımız çocuk hastalıklı sakat olur.”

     “Bişşşe olmaz. Sapasağlam olur, yap da bak….” Diğer görümce el yükseltiyor:

    “Bir oğlan doğur, sana Trabzon hasırı bilezik alacam kız…” aslında aklım da bunlara carlamak çelinmiyor değil hani… Şunları itin tersine sokup çıkarmak için ciddi ihtiyaç içindeyim de bunun bir de sonrası var, ben de son noktayı koyuyorum.

    “Abla yakında Myna’yı evlendiriyoruz. Torun sevecek yaşta çocuk yapamam, kusura bakmayın!” deyip konuyu değiştiriyorum. 


     Gel zaman git zaman ameliyat olmam gerekiyor ama biliyorum ki bizim görümce korosu zırvalayacak, o yüzden kimseye söyleme diyorum ama ağzı han kapısı gibi ardına kadar açık İkram bey ilk iş ablalarına haber verdi. Korktuğumun aksine hiç biri ne aradı ne sordu. Ameliyattan 40-45 gün sonra küçük görümce arıyor:

   “Calimero, ameliyat olacaktın ya, n’aptın, oldun mu?”

    “Oldum abla, iyileştim bile.”

   “Keşke olmasaydın kız. Bizim burada Kara Memed’in Osman’ın küçük gelinine de senin gibi ameliyat demişler. O yaşım başım demedi yaptı bir çocuk, sonra doktor da şaşırmış, ne yaptın da temizlendi bu kistler demiş. Boşuna kestirdin kendini.”

    Şimdi mantık yürütürsek madem böyle bir tedavi şekli var, doktorlar neden “seni boşuna kesmeyelim, yap çocuğu iyileş demezler miydi?” cümlesi kafamda dönüyor ama hadi kalp kırmayayım diye susuyorum. Ama görümce hanım devam etmekte de kalp kırmakta da sakınca görmüyor:

   “Salak, boşuna doğrattın karnını. Bizim bir bildiğimiz var da sana söylüyoruz, ama ille kendi bildiğini okuyacaksın dimi?” deyince artık sabır taşı da çatlıyor ve ağzımdan:

    “Ay ablaaaa, çok özür dilerim senin kulaktan dolma bilgilerine güveneceğime gidip de senelerini tıbba vermiş doçent olmuş doktorun sözünü inlediğim için!” kelimeleri şelale gibi dökülüyor. Siz söyleyin a dostlar kim haklı?


Yaşadığım deneyimlerden sonra hayatı ti’ye almayı alışkanlık haline getiren, öğrendiğimden beri okumayı, lisedeki edebiyat öğretmenimin telkinlerinden sonra yazmayı hayatımın bir parçası yapmayı görev edinmiş bir faniyim.
BENZER YAYINLAR

0 yorum: