3 Mayıs 2019 Cuma

YAZAMAYINCA OKURUM BEN DE




Uzun zaman yazmayınca ne kadar çok konu birikmiş ama bir o kadar da güncelliğini yitirmişler.  Olsun, ben yine de anlatacağım. Hastanelerde zaman geçmek bilmez ya hani, işte ben o geçmeyen zamanı geçirmek için kitap okurum. İyi gelir bana. Normalde de Myna’nın “Anne insan gibi oku şu kitapları, ne zaman başladın ne zaman bitti anlamıyorum. Korkutuyorsun bak!” diye takılmalarına maruz kalmışlığım çoktur.   
Bu sefer takılmak değil resmen engellemelerle karşılaştım.   İkram Bey’in büyüğü olan kaynım Fırtına ne zaman elimde kitap görse tepemde dikilip: “Öğrenci misin sen? Kadın kısmı kitap mı okurmuş? İkram seni çok şımartmış, ben olsam görürdün sen… bla bla bla”
Nereye gitsem adam ecel gibi peşimde… Hani bir çizgi filim vardı, Vikingler diye, işte bir çocuk vardı o çizgi filmde: Viki… Burnunu şöyle bir kaşır ve hoop bir fikir bulup babasıyla diğer arkadaşlarının kurtarırdı. İşte ben de burnumu kaşırken fikir gelip beni buldu: kitapları telefondan okumak… Ama önce telefona kitap indirmek...
Hemen Balkız’a kitap indirme sitesi sordum, sen uğraşma bana yaz isimleri ben sana göndereyim dedi. Canımdır kendisi ama haberi yok, şımarmasın diye…
Aziz Nesin’in Sizin memlekette eşek yok mu
Ölmüş eşek
Şimdiki çocuklar harika
Andre Gide’nin Ayrı yol
Atilla İlhan Bıçağın Ucu
Bilge Karasu Ne Kitapsız Ne Kedisiz
Buket Uzuner Kumral Ada Mavi Tuna
Charles Bukowski Sıradan Delilik Öyküleri
Christophe Andre&Muzo: Arızalı Tiplerle Mücadele Rehberi ki bunun yanına “kendine katlanabilesin diye” diye not düşmüş,
Erich Von Daniken Tanrıların Arabaları
Tanrının ayak İzleri
Feraye Sünev Çokgürses Bacak Arasından Türkiye ve
Frederic Gros Yürümenin Felsefesi kitaplarını bana gönderdi. Bunları bitir geldikleri yerde daha çok var diye de beni kışkırtıyor.
 Evde olduğum sıralarda Elif’le uğraşmak inanılmaz iyi geldi. Güzel bir bebek değil ama doğumundan hemen sonra ilk kucaklayan bendim diye midir bilmiyorum kızı yüreğime sokasım geliyor. Ama küçük zilli, o da az cilveli değil hee…
427 birkaç günlüğüne gelmişti. Elif 427’yi  görünce kafayı eğdi ama kaşlarının arasından 427’ye bakıyor.  427gel diye çağırdıkça muhtar adayı gibi ellerini arkasında kenetledi, suratında “ben bunla oynarım ki, ama önce biraz utanayım” sırıtması… Myna hepimizi gülmekten ağlatacak müdahalesini gerçekleştiriyor:
“Mıktar, gel! Gel mazbatanı vereyim.” Bizim kahkahalarımızdan iyice utanan Elif soluğu benim kucağımda alıyor.
Sümüklü Elif
Elifin burnu akmış, sildirmemek için savaşsa da tabii ki kaybediyor ve sinirinden ağlıyor, Myna çocuğu alıp avutmak için uzansa da Elif avcı görmüş sincap gibi boynuma dolanıyor. Myna:
“Yalnız Elif hanım hatırlatırım burnunu bıcıklayan ben değildim, koynuna kaçtığın teyzendi.” Çocuk şöyle bir bakıp ciddi“Bıy” diyor. Bunu duyan Myna sözlü yapan öğretmen edasıyla:
“Bıy! Bıy nedir? Bana bunu açıkla Elif Hanım. Temellendir bana “Bıy” nedir? Evet dinliyorum?” Elif mi yapıyor o sırada? Benim küpemi kulağımdan yolmaya çalışıyor. 
427 Elif’le oynarken bir ara salondaki büyük pufun üstünde zıplatıyor çocuğu. Elif zevkten dört köşe, bir ara neden dermiş gibi bir ses çıkarıyor, 427:
“Alın çocuğu benden, zavallı hayatı sorguladı: Neden… Vallahi neden diye hayatı sorguladı velet!” diye söylenip durdu.
Annesi her gün yedirmem için tepside çeşitli yiyecekler hazırlayıp veriyor. Bir gün Elif’e bir gün birkaç lokma kızarmış patates yedirdim. Evde kusmuş. Annesi:
“Lütfen kızartma verme bir daha, ben onu doğal besliyorum.” Deyince ne diyeyim tamam dedim. Bana doğal beslenme diyen annesi kâh salam, kâh sosis veriyor, bazen de çikolata… Bunu gören Myna da İkram Bey de dalgalarını geçiyorlar:
“Amma doğal besleniyor çocuk.”
“Anası çok doğal besliyor kızı çok…”


Yaşadığım deneyimlerden sonra hayatı ti’ye almayı alışkanlık haline getiren, öğrendiğimden beri okumayı, lisedeki edebiyat öğretmenimin telkinlerinden sonra yazmayı hayatımın bir parçası yapmayı görev edinmiş bir faniyim.
BENZER YAYINLAR

23 yorum:

  1. aziz nesinin kitabı kitaplığımda duruyor :) çok güzel kitaptı gerçekten

    YanıtlaSil
  2. Tekrar tekrar okunacak yazarlar arasında başı çeker diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Hevesini kaybetmeyip indirip okumanı çok ama çook taktir ediyorum. O beyin de size böyle karışmasını şiddetle kınıyorum. Keyifli bir yazı olmuş, ellerine sağlık:)

    YanıtlaSil
  4. Sanırım son nefesime kadar okuyacağım:D O bey eşimin ağabeyi ve her şeye maydonoz olmasıyla ünlüdür. Büyük diye pek ses etmiyoruz ama benim yerime eşim gerektiğinde uyarır onu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de öyle yapın siz:)) Sen kötü olma, kardeşine laf etmez o bey zaten:))

      Sil
  5. Kadın aklı böyle işte, bırak kardeşler arasında geçsin ne geçecekse, sen rahatına bak :DDD

    YanıtlaSil
  6. Not aldım, teşekkürler...

    YanıtlaSil
  7. ay doğal beslensiiin yaaa patatesi çiğ yesin elifin annesi :) çok komiktiiii yaaaa elif myna mazbata bıy neden ha haaa :) oh kitap iyi olmuş ne güzel :) kumral ada mavi tuna bencesi o listenin yıldızı :)

    YanıtlaSil
  8. Elif'in annesi sadece bana değil sitede başka komşulara da dengesiz davranışlarda bulunmuş. Gelecek yazımda anlatacağım zaten. Buket Uzuner ayrı dünya zaten. Bıy'dan sonra bir de pıt pıt var :DDD

    YanıtlaSil
  9. Okumamaya değil de okumaya laf ederler ya sinir oluyorum :D Kumral Ada Mavi Tuna'yı çok sevmiştim ben. Ne Kitapsız Ne Kedisiz de okuma listemde :))

    YanıtlaSil
  10. Onlara göre kitabı öğrenci oulda okur. Bir misafirim bana meydan larousse ansiklopedi setini göstererek "Bunları hep okudunmu?" diye sormuştu gözlerini fincan gibi açarak... Buket Uzuner başka, bambaşka...

    YanıtlaSil
  11. yazınızı keyifle okudum, kitap listeniz harika, keyifli okumalar dilerim, Elif'le maceralarınız da çok tatlı, sevgiler.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elifle maceralar yaşamak bence de çok tatlı :DDD

      Sil
  12. "Kadın kısmı kitap mı okurmuş ?" Biraz sinirimi bozdu ama güzel bir yazı olmuş :) bu arada Aziz Nesin'i severim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben boşveriyorum böylelerini. Onlara nispet daha çok okuyorum. Aziz Nesin çok özel bir yazardır benim için.

      Sil
  13. Eski Ramazanlar mim yazımı okumak için sizi bloguma beklerim. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bloguna iki kere geldim, ikisinde de acele netten çıkmam gerekti. Ama inadım inat gelicem; valla bak :DDD

      Sil
  14. Bilge Karasu görünce bir mutlu oldum. Bende kendisini ilk o kitapla tanıdım. Dili nispeten ağır sayılan bir yazar olmasına rağmen ne kitapsız ne kedisiz kitabı hem kısa hem yalin hemde harikulade bir eserdi. Cok mutlu oldum okuyan birisi görünce:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yazarın kendine has bir üzlübü var. Bir yazar hakkında karar vermek için bir kaç eserini okurum. Tek eserle hemen karar vermem. Ben sevdim Ne kedisiz ne kitapsızı. Göçmüş kediler diyarı ve Troyada ölüm var kitapları sırada. Onları da okuyayım hele :)))

      Sil
  15. Hepsi çok güzel kitaplar. Şirin hikayenizede bayıldım. :)
    Bende yeni açtığım blog sayfamla aranızdayım, destek ve yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler, takipteyim sevgilerimle..

    YanıtlaSil