Bizim
evin halleri yazıma sevgili doktorum Sevda, namkör Calimero diye yorum
bırakmış. Gülmekten gözlerimden yaşlar geldi. Normalde komik olmasa da benim
için yata yuvarlana gülmelikti, ben de öyle yaptım.
İşin aslı
şu ki İkram Bey’in ağabeyi, Fırtına namkör der ve İkram bey de benim kelime
düzeltme takıntımı bildiği için her lafın ya başına ya sonuna namkörü ekler
dururdu. Bir de bizim güvenlikçi namkör yerine nemkör demez mi? Şimdi bizim
evde yeni trend “nemkör Calimero.”
Haberleri izliyoruz. Aranan bilmem kaç kişinin
rutin trafik kontrollerinde yakalandığı söyleniyor. İkram Bey:
“Hani
beni yakalamadılar?” deyince ben telefonu kulağıma dayayıp:
“Alo? 155
polis mi? Burada bir kaçak var!” deyince adam yerinden bir zıplıyor ki evlere
şenlik.
“Nemkööörrr!”
Mutfakta çalışırken
bir yandan da deli düşüncelere dalmışım. İkram Bey, mutfak kapısını tekme tokat
açıyor ve istediğini alıyor. Ben dalgın olduğum için gürültüden zıplamışım. Elimdeki
tencereyi tezgâha sertçe vurarak bırakıyorum, adamın korktun mu diye bakan
suratı evet korkmuşsun ifadesiyle ani bir mutluluk patlaması yaşıyor. Ancak bu
patlama saniyenin beşte biri kadar sürüyor. Çünkü anne terliği bu sefer kocişi
vuruyor. Kaçtığı salonda bacağının acıyan yerini ovalarken:
“Nemköre
bak nemköre! Kocaya terlik atılır mı be?”
Yılbaşı geldi,
benim kociş başladı. Kocişin birinci denemesi:
“Kim
alıyor?”
“Neyi?”
“Piyango
biletini?”
“Kimse
almıyor. Çok istiyorsan kendin al.”
“Ben
tövbeliyim. Almam!”
Kocişin
ikinci denemesi:
“Hatun!”
“Efendim?”
“Nasılsın?”
“Piyango
bileti almayacağım!”
“Nemkör
Calimero!”
Kocişin
üçüncü denemesi:
“Naber la
nemkör?”
“İkram
bey param yok, bilet falan alamam.”
“Hımmm!”
“Ne?”
“Ben
kazancımdan senin payına düşeni vereyim?”
“Bu kadar
uğraşacağına kendin alsana biletini?”
“Konuşmuyorum
seninle! Nemkör n’olucak!”
Kocişin
dördüncü denemesi:
“Hatun
benimle çay içme fırsatı yakaladın hadi yine iyisin.”
“Ben
kızlarla biraz önce kahve içtim. Şimdi çay içemem.”
“Bak bak
bak! Havalara bak!”
“Ne havası
be?”
“Büyük
ikramiye sana çıkacak ya, şimdiden havalara girmişsin bak!”
“Baba?”
“Efendim
bircik ve birinci kızım? Bilet mi alıcan?”
“Ben
bilet almıycam da sen belanı alıyorsun gibime geliyor. Az daha uğraşırsan annem
senin canını alacak.”
“Yok
yahu! Nemkör bunlar. İyilik de yaramıyor bu nemkörlere.”
Kocişin
son denemesi:
“N’aber
lan Adanalı?”
“İyidir
baba. Sizden ne haber?”
“Hiç n’olsun
işte. Ben de kaldım nemkörler arasında.”
“Ne oldu
babacım? Kimseyi kandıramadın mı piyango bileti almak için?”
“Sen
nerden biliyorsun?”
“E az biraz
babam oluyorsun ya hani… Haliyle biraz tanıyorum seni.”
“Sen oradan
bilet alıp yollasana bana.”
“Kendin
alsan ya baba?”
“Olmaz! Ben
tövbeliyim!”
“Sen
tövbelisin ama bizi dürtüklemekten de geri durmuyorsun. Nasıl tövbe bu?”
“Ben
tövbe ettim kızım, siz değil. Alın bileti, şansınızı deneyin.”
“Ben
bilete para vermem baba.”
“Analı
danalı nemkör bunlar! Nemkörler!”
Herkese
mutlu, huzurlu, sevip sevildiği, güzelliklerle dolu bir yeni yıl diliyorum.


