30 Aralık 2017 Cumartesi

PİYANGO TAKINTISI

Bizim evin halleri yazıma sevgili doktorum Sevda, namkör Calimero diye yorum bırakmış. Gülmekten gözlerimden yaşlar geldi. Normalde komik olmasa da benim için yata yuvarlana gülmelikti, ben de öyle yaptım.
İşin aslı şu ki İkram Bey’in ağabeyi, Fırtına namkör der ve İkram bey de benim kelime düzeltme takıntımı bildiği için her lafın ya başına ya sonuna namkörü ekler dururdu. Bir de bizim güvenlikçi namkör yerine nemkör demez mi? Şimdi bizim evde yeni trend “nemkör Calimero.”

 Haberleri izliyoruz. Aranan bilmem kaç kişinin rutin trafik kontrollerinde yakalandığı söyleniyor. İkram Bey:
“Hani beni yakalamadılar?” deyince ben telefonu kulağıma dayayıp:
“Alo? 155 polis mi? Burada bir kaçak var!” deyince adam yerinden bir zıplıyor ki evlere şenlik.
“Nemkööörrr!”

Mutfakta çalışırken bir yandan da deli düşüncelere dalmışım. İkram Bey, mutfak kapısını tekme tokat açıyor ve istediğini alıyor. Ben dalgın olduğum için gürültüden zıplamışım. Elimdeki tencereyi tezgâha sertçe vurarak bırakıyorum, adamın korktun mu diye bakan suratı evet korkmuşsun ifadesiyle ani bir mutluluk patlaması yaşıyor. Ancak bu patlama saniyenin beşte biri kadar sürüyor. Çünkü anne terliği bu sefer kocişi vuruyor. Kaçtığı salonda bacağının acıyan yerini ovalarken:
“Nemköre bak nemköre! Kocaya terlik atılır mı be?”


Yılbaşı geldi, benim kociş başladı. Kocişin birinci denemesi:
“Kim alıyor?”
“Neyi?”
“Piyango biletini?”
“Kimse almıyor. Çok istiyorsan kendin al.”
“Ben tövbeliyim. Almam!”

Kocişin ikinci denemesi:
“Hatun!”
“Efendim?”
“Nasılsın?”
“Piyango bileti almayacağım!”
“Nemkör Calimero!”

Kocişin üçüncü denemesi:
“Naber la nemkör?”
“İkram bey param yok, bilet falan alamam.”
“Hımmm!”
“Ne?”
“Ben kazancımdan senin payına düşeni vereyim?”
“Bu kadar uğraşacağına kendin alsana biletini?”
“Konuşmuyorum seninle! Nemkör n’olucak!”

Kocişin dördüncü denemesi:
“Hatun benimle çay içme fırsatı yakaladın hadi yine iyisin.”
“Ben kızlarla biraz önce kahve içtim. Şimdi çay içemem.”
“Bak bak bak! Havalara bak!”
“Ne havası be?”
“Büyük ikramiye sana çıkacak ya, şimdiden havalara girmişsin bak!”
“Baba?”
“Efendim bircik ve birinci kızım? Bilet mi alıcan?”
“Ben bilet almıycam da sen belanı alıyorsun gibime geliyor. Az daha uğraşırsan annem senin canını alacak.”
“Yok yahu! Nemkör bunlar. İyilik de yaramıyor bu nemkörlere.”

Kocişin son denemesi:
Adana’da okumakta olan ortanca kızım 427, nam-ı diğer Suzy ile konuşuyor:
“N’aber lan Adanalı?”
“İyidir baba. Sizden ne haber?”



“Hiç n’olsun işte. Ben de kaldım nemkörler arasında.”
“Ne oldu babacım? Kimseyi kandıramadın mı piyango bileti almak için?”
“Sen nerden biliyorsun?”
“E az biraz babam oluyorsun ya hani… Haliyle biraz tanıyorum seni.”
“Sen oradan bilet alıp yollasana bana.”
“Kendin alsan ya baba?”
“Olmaz! Ben tövbeliyim!”
“Sen tövbelisin ama bizi dürtüklemekten de geri durmuyorsun. Nasıl tövbe bu?”
“Ben tövbe ettim kızım, siz değil. Alın bileti, şansınızı deneyin.”
“Ben bilete para vermem baba.”
“Analı danalı nemkör bunlar! Nemkörler!”



Herkese mutlu, huzurlu, sevip sevildiği, güzelliklerle dolu bir yeni yıl diliyorum.