7 Şubat 2018 Çarşamba

HAYAT BİZE Mİ GÜZEL?

5 Şubat Pazartesi itibarıyla Myna, özel eğitim okulunda sözleşmeli de olsa öğretmen olarak göreve başladı. Bunu 427’ye haber vermeyi mi kızı gıcık etmeyi mi planlamış anlayamıyoruz:
“Pazartesi işe başlıyom kız meendiz.”
“Nerde başlıyorsun?”
“Özel eğitim okulunda…”
“Oradaki çocukları kıskanma sakın senden daha zekiler diye…”
“Ehe ehe ehe, meendiz şaka yaptııı!”  Mühendis yerine meendiz denilmesine sinir olan 427 telefonu ablasının yüzüne kapatıyor.
Babasıyla gezmeye çıkmış olan Ejderha, ablasının kendi okuluna bitişik okulda görev yapacağını duyunca:
“Arada gelirim yanına, korkma!”
“Yalnız bu kim diye sorarlarsa “bu okula gelecekti ama yanlışlıkla yan tarafa kaydedilmiş, gerçek yerini arıyor” derim ama.” deyince kızıp odasına kapanıyor.
Haberi alan İkram Bey’se başka âlem… Salonun ortasında garip dans figürleri sergilemeye başlayınca ben:
“Annem, babanı da sizin okula kaydettirelim.”
“Yaşı geçmiş derler kıızz.” diyen Myna’ya cevap veriyorum:
“Siz onun boyuna bakmayın, ellibeş gösterse de zeka yaşı üç dersin. İnanmazlarsa ben gelir ikna ederim onları.”

Ahkâm bey, tekrar Myna’dan arabayı istemiş, Myna anahtarı vermiş ama arabada sekmemek için çareyi “benim işim var” deyip kaçmakta bulmuş. Akşam arabayı almaya gittiğinde artık Ahkâm bey nereye sürttüyse arabanın burnunda küçük bir sıyrık görüyor. Telefonda 427’yle konuşurken durumu anlatınca 427’nin yorumu:
“Voldemort gibi araba; burnu olmayan arabada nerde burun bulmuş da sürtmüş ki amcam?” oluyor.

Burnu sürtülen arabanın ön tamponu tek taraftan yerinden çıkmış, bizimki de tamirciye götürmek yerine telle kabloyla bağlayarak tutturmuş tamponu ama hafiften yamuk görünüyor. Şöfer görünce kafasını yana eğip bakıyor arabaya, çünkü olanlardan haberi yok…
“Abla; arabaya n’olmuş böyle?”
“Yüz felci geçirmiş…”

427 ile dip dibe oturmuş fokurdayan Myna’yı kızdırıyorum. Tepkisi şahane:
“427’yi kaldırıp kafana atasım var!”

Hava durumu haberlerinde dolu yağacak uyarısı yapılmış, Kızçe’nin kocası da bir çarşafı arabanın üzerine serip fazlalıkları da kapılara sıkıştırarak tedbir almış! Bunu gören İkram Bey’le Han Kapısı da tedbir alma gayesiyle arabaları bir sarıp sarmalamışlar, Afganistan’da kadınlar öyle sarınıp sarmalanmıyorlar… Sonuç: Dolu yağmıyor ama şiddetli rüzgârla birlikte yağmur yağıyor, arabaların üzerinde ne varsa savurup götürüyor; Kızçe’nin arabasında ise durum felaket; kapılara sıkıştırılan çarşaf emdiği bütün suyu arabanın içine sızdırıyor. Koltuklar Eber Gölüyle yarışacak kadar ıslak…

Ejderha “beni seviyor musun?” sorularına devam etmekte.
1)  “Anne kıııızz, duydum ki beni çok seviyormuşsun?”
“Kim söyledi o kuyruklu yalanı?”
2)  “Annecim annecim annecim, beni ne kadar seviyorsun?”
“İğne ucu var ya, he işte onun milyonda biri kadar.”
“Çok şükür, baya çokmuş!”
3)  “Anne beni seviyormusun?”
“Kızım bana yalan söyletip durma, çarpılacağım senin yüzünden.”
“Boşuna mı sorup duruyorum ben?”
“Pisliiiikkk!”
“Hehehe!”




Yaşadığım deneyimlerden sonra hayatı ti’ye almayı alışkanlık haline getiren, öğrendiğimden beri okumayı, lisedeki edebiyat öğretmenimin telkinlerinden sonra yazmayı hayatımın bir parçası yapmayı görev edinmiş bir faniyim.
BENZER YAYINLAR

6 yorum:

  1. Salya sümük seviyorum’lardan daha sevgi dolu geldi yeminle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaa! Bizde sevgi gösterileri hep böyle:DDD

      Sil
  2. Severim ben sizin analı-kızlı cilvelerinizi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kanımızda karadeniz var sonuçta, çoğu şeyde ölçüyü tutturamıyoruz. Ama zaten ölçü kimin umurunda?

      Sil
  3. aaaay hepsi çok tatlııııı :) myna tivitırda iş yok diyodu ben de bulursun yaa diyodum ayyyy benim için de kutlasanaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözleşmeli öğretmenlik için görevlendirildi ama bir yerden başlamak lazım:))) Kutlaman için teşekkürler:DDD

      Sil