12 Mayıs 2019 Pazar

DEHŞETİ YAŞAMAK!


Geldim, geldim... Son postumdan sonra birkaç gün uğrayamadım, sanırım bir süre böyle devam edecek. Olsun hiç yoktan iyidir.
Ahkâm bey, hala hastanede. Zaten kırk beş kiloydu, şimdi düşmüş kırka. Hali mecali yok, konuştuğu zaman duyulmuyor sesi, adamın bir çenesi düşmüş sormayın. La bi sus bi sus!!! Hadi bize acımıyorsun, kendi olmayan canına da mı acımıyorsun herif diyecek bir babayiğit çıkmadığı için onun mıy mıy konuşmalarına sabırla katlanmaya çalışıyorlar.
Ahkâm beyin kızı Yamsin, kendi kızını bir okul etkinliğine götürecekmiş, aman yenge, canım yenge diye yalvar yakar beni Ahkâm beye birkaç saatliğine bakmam için çağırdı. İkram bey de sağ olsun yeğenlerini pek sever, mümkünse gönüllerini yapmak ister. Neyse biz gittik, Yamsin kızı Berre’yi alıp çıktı. İkram bey Ahkâm Beyin oğlu Mami’yi arıyor, ses yok; İkram bey arıyor kapı duvar… Akşamüzeri geldi beyimiz, gözler Japon balığı gibi şişmiş, suratta meymenet namına bir şey yok, doğru görümcem Kepçenin yanına gidip söyleniyor: “Bi uyutmadınız yaf..” Bunu duyan İkram Bey açıyor bayramlık ağzını…
“Sen uyu diye taa İzmit’ten kalkıp geldik, hem yengem nasıl baksın benim babama deyip utanacağına bir de bize posta mı koyuyorsun hıyar?!!” Ses seda yok, cırcır böceği efekti alayım buraya…
Doktor günlük ziyaretini yapıyor, Ahkâm beye: “Amca böyle   yiyeceksin. Kasların iyice erimiş bak, kilo alıp güçlenmen lazım yoksa seni buraya demirbaş yazacağız.”
olmaz; et, yumurta yiyeceksin, fındık, ceviz,
“Mıy mıy mıy mıy…”
“Bak kuvvetsizlikten sesin çıkmıyor, seni duyamıyoruz.”
“Tuvalete gidebilsem yeter, bir şey istemiyorum…” diyor simultane tercüman Kepçe hanım.
“He amca he, hayat tuvalette zaten. Az gayretli olacaksın ama sen hemen koyuveriyorsun kendini. Azıcık dik dur, ben bunu yaparım de. Sen kendini bu kadar salarsan doktora değil imama ihtiyacın olur. Hadi bir gayret et, topla kendini, önüne konulanı bitiremesen de elinden geldiğince yemeye gayret et.”
“Mıy mıy mıy…” Tercüman Kepçe Hanım: “Canım almıyor, ağzımda büyüyor lokmalar…” Doktor bakıyor laf anlatamayacak daha fazla dinlemeden çıkıyor, kapıda İkram beye:
“Bu hastayla Allah size kolaylık versin” deyip geçiyor. İki günlük sürünmenin ardından eve geliyorum.
Elif bende. Oynuyor, cilve yapıyor, bir ara ıkınıyor. Ikınması bitince Myna alıp kızı diğer odaya gidiyor bez değiştirmeye. Ben yapayım diyorum, olsun ben yaparım deyip yiğitlik gösteriyor. Birkaç dakika sonra Elif mutlu gülücükleriyle salonun kapısında beliriyor ama Myna ortada yok. Bir kez sesleniyorum, cevap yok, bir daha sesleniyorum. Myna banyodan ellerini yıkayıp çıkmış ama söylenecek çok sözü var:
“Anne? Anası bu küçük zilliye ne yedirmiş yahu? Bezi bir açtım, gözümden yaş bile gelemedi, daha çıkamadan kurdu? (Elif’e hitaben) Kız? Anan sana insan mı yediriyor ne yapıyor? Dehşeti yaşadım vallahi..”
Annesi Elif’i alırken soruyorum:
“Ne yedirdin kız bu çocuğa?”
“Niye? N’oldu ki? (Şöyle bir evin içine doğru kokladıktan sonra) Ay abla ev ne kokuyor?”
“Kızının boklu bezi!!! Ne yedirdiysen çocuğa iki poşete sardım, gene ev koktu, al kızını da çöpü atayım. Bayıldım kokudan. ”
“Ha ha ha ha! Ay akşam mantı yapmıştım. Sarmısaklı sarmısaklı bir yedi ki sorma. Çok sevdi mantıyı.”  Bunları söylerken bir de sırıtıyor ya gırtlağına yapışasım geliyor ama ne çare ses etmiyorum.
Elif uykudan yeni uyanmış, mahmur mahmur kucağımda yatıyor. Myna kızı kucaklayıp salonun ortasında döndürüyor, zıplatıp dans ediyor. Elif solucan gibi kıvranıp yere bıraktırıyor kendisini, Myna’dan kaçarken de Ejderha’ya tosluyor. Myna:
“Küçük ayyaş! Süt sende kafa mı yaptı? Yanında kavun mu vardı, peynir mi?

Ejderha evde kuyruğu yanmış tazı gibi dört dönüp duruyor. Oturmasını söyleyeni de:
“Kilo vercem ben karışmayın!” atarıyla püskürtüyor. Bir ara sandalyenin arkasına tutunmuş zıplıyor.
“Anne bak ne kadar bacak açıyorum!”  derken zıplıyor ve inanılmaz bir kütürtü patlıyor. Ejderha’nın eklemleri kütürder durur zaten, yapısal bir şeymiş doktorlar öyle demişti. Ama yine Myna bizi gülmekten yaracak yorumu ortaya salıyor:
“Bir gün bu çocuk kendi elinde kalacak!”


Yaşadığım deneyimlerden sonra hayatı ti’ye almayı alışkanlık haline getiren, öğrendiğimden beri okumayı, lisedeki edebiyat öğretmenimin telkinlerinden sonra yazmayı hayatımın bir parçası yapmayı görev edinmiş bir faniyim.
BENZER YAYINLAR

29 yorum:

  1. ha haa haaaaa süper süper yaaaa sizin aileeeee süpeeer konuşmalarınız acaip eğlenceli yaa ha haaaa elinde kalacak ha haaa sarımsaklı kavunlu ha haaaa :) yabancı dil bilen tercüman ha haaaaa :) yabancı dil bilmeyen tercüman da var demekkisiiii ama sizde var zaten ha haaa hasta da tam hasta ve hasta eder ha haaaa sizin ev ailem alem myna ve ejderha biricik herkes eğlenceliiiiii bi film vardıııı adams family ha haaa :) şirinleer :) ay tabiii dicen içi beni dışı seni yakar ha haaa öyle miydi bu sözcük allam yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet şekercim içi beni dışı seni yakıyor. Bizimkinin tercüman olması için yabancı dile ihtiyacı yok zaten kulaklar iyi duyuyorsa yeter :DDD

      Sil
  2. kilo vercem beeeen çocuk bakamaaaam ha haaaa :) tuvalete bi gidebilsem ha haaaaa imam lazım imam :) mıy mıy mıy anlamıııı tuvaleet ilahiii simültane kepçeee :) ayyy ne tarafa güleyim ha haaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamın dünyası tuvaletle yatak arasında şu sıralar... Dört bir taraf senin. İstediğin tarafa gülebilirsin:DDD

      Sil
  3. oh kavun peynir süt ha haa yaaa allam yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akşamdan kalma gibi sallanıp durunca küçük ayyaş :D Süt dediyseK inek mi keçi mi aslan mı muallaktayız :DDD

      Sil
  4. Dili güzel,gönlü guzel vefalı kadın.
    Ozlemistim seni,
    İyi ki de ugradim sana,merak da ediyordum.
    Guldum,senlendim yine sayede...
    Sen cok ve sağlıklı yasa emi.
    Optum kocaman yureginden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de özlemişim şekercim. Ben de öpüyorum can-ı gönülden :)))

      Sil
  5. Hahahaha çok güldüm , keyfim yerine geldi :D ailecek çok eğlencelisiniz ya ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülmek ve güldürmek... Ne mutlu bana :DDD

      Sil
  6. Elif'li anılara ne güldüm :D Sarımsaklı mantı hala yemem ben, sarımsak yemem :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif zavallım ne makaralara konu da kendisinin haberi yok :D Ben sarmısak severim de ardından karanfil maydonoz yer kokuyu mümkün mertebe azaltırım. Milleti tütsülemeye gerek yok yani :DDD

      Sil
  7. Bloğunuzu takip ettim. Destek olursanız sevinirim. Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takipteyim zaten, geldim baktım ama yorum yapacak fırsatım olmadı henüz:)

      Sil
  8. Çok güldümmm :) Güzel site teşekkürler. Sizi takibe aldım bana da beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takipteyim. Yorum için fırsatım olmadı daha :\

      Sil
  9. hahahha ne eğlenceli yaşıyorsunuz😂😂.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaa, çoookkk. Büyük kısmı sinir harbi ama buna da şükür:DDD

      Sil
  10. son yazımdasın ayolcuum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüm gördüm şekerim. Çok teşekkür ederim, blog aleminin biriciğisin :D

      Sil
  11. Merabaa...Pek eğlenceliymiş eviniz.Sık sık konuk oluruz artık.
    Ya bu çocukların içinde ne menem bir şeyler oluyor acaba.Sadece anne sütüyle beslenip kendi ağırlığı kadar atık üretmeyi beceriyorlar :))

    YanıtlaSil
  12. Hahaha! Anlayan beri gelsin. Her zaman bekleriz efendim :)))

    YanıtlaSil
  13. Ay şekerim ben seni yeni keşf etdim baya güldüm:) Allah güldürsün seni de:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay beraber gülelim şekercim. Beraber gülünce daha güzel :D

      Sil